Beyaz bir sayfa acmayi hep kucumsedim. Yapamayanlari zayif, kucuk insanlar olarak gordum. Baslangiclar beni hep cezbetmisti. Her seferinde kulvarima yerlesip hizli bir cikis yapmaya hazirlanirken eskiye dair her seyi bir kalemde silip atabilisimle gurur duyuyordum. Etrafimdaki korkak evcillesmis guvenlik budalasi insanciklari gordukce kendime hayranligim daha da artiyordu. Ta ki defterimdeki tum yapraklari tuketene kadar.
Kendimi hicbir zaman huzunlu bir hikayenin ana karakteri olarak hayal etmedim aslinda. Ama insan son sayfayi da cevirip defterin bittigini gordugu zaman anliyor bazi seyleri. Kisa bir saskinliktan sonra eski sayfalara donup okumaya basliyor. Yazma telasi olmadan sakin bir kafayla eski yazilanlari okudukca daha da iyi taniyor kendini. Goruyor ki huzunlu bir hikaye bu. Yirtilip atilmis sayfalar icin pismanlik duyuyor. Bu kadar unutkan olmamak icin bir firsat daha istiyor caresizce.
Icine dusulen buyuk saskinligin temel nedeni defterin anlattigi yalin gerceklerin yasadigimi dusundugum her saniyeyle celisiyor olmasi. Fakat tam olarak anlam veremesem de orada yazilanlarin ani yasarken kafamda yarattigim masallardan ve aynaya tukurdugum tum yalanlardan bagimsiz olarak tum gercekligiyle karsimda durdugunu biliyorum. Tekrar tekrar okuyorum. Nafile. Koca hikayede bir tane bile baslangic bulamiyorum. Hangi sayfayi cevirsem karsima baska bir son cikiyor. O sonun baslangicini ararken bir baska sonla karsilasiyorum. Daha da telasla sayfalari ceviriyorum, yine sayfalar tukeniyor.
Hikayenin tum elemanlari yerli yerinde dursa da bir fark var goze carpan. Artik kendimi kandiramiyorum. Mutlu bir baslangicin devamina guzel bir gelisme yerlestiremedigim gibi yiginla sahip oldugum sonlarin arasindan kendime bir final secemiyorum bile. Kabullenebiliyorum bunu. Esas tutkumun baslangiclar degil, sonlar oldugunu gec de olsa kendime itiraf edebiliyorum. Guzel ya da kotu, mutlu ya da aci dolu farketmiyor benim icin. Anliyorum ve sadece susuyorum. Tek benim olana geri donuyorum. O simsicak bakan gozlere daliyorum. Sariliyorum. Yalniz degilim. Evet, tek basima degilim. Her huzunlu hikaye de melankoli icerecek degil ya.
2/23/08
2/18/08
Onsoz
Suskun ve yalin. Tek bir kelime fisilti olmaksizin.
Ustanin da dedigi gibi:
Ah bu renkler, ah bu renkler
Resimsiz ressam
Cevabi yok ben sormasam
Ustanin da dedigi gibi:
Ah bu renkler, ah bu renkler
Resimsiz ressam
Cevabi yok ben sormasam
Subscribe to:
Comments (Atom)